Karaburun’a mı Gideceksiniz?

Yaz geldi,artık sıcaklar bunaltmaya da başladı,serinlemek için hem  piknik alanları hem de sahiller doluyor.Arnavutköy’e bağlı Karaburun ve Yeniköy sahilleri de özellikle hafta sonları gerek Arnavutköy’den gerekse çevre ilçelerden gelen vatandaşlarla tıklım tıklım oluyor.Peki Karaburun nasıl bir yerdir?Denizi nasıldır veya nasıl gidilir?İşte bunları merak edenler için bir yazı hazırladık.

Yeni Yollar Yapıldı,Tabelalara Dikkat!

Öncelikle belirtmek gerekir;Arnavutköy sınırlarına ulaşan 3.Köprü uzantısı nedeniyle yapılan yollardan Karaburun ve Yeniköy de nasibini aldı.Yollar genişledi ve yeni bağlantılar eklendi.Arnavutköy istikametinden Karaburun’a giderken Tayakadın’a geldiğinizde Karaburun sahilleri için sol istikamette devam etmelisiniz.Daha sonra ise yeni yol ve tabelalar sizi sahile kadar götürecek.

 

Deniz Tehlikeli mi?Kum Alınıyor mu?

Karaburun sahillerinin bulunduğu yerlerden  geçmişte kum çıkarılmış olan yerler  vardır  fakat son düzenlemelerden sonra kimi yerlere dolgular yapıldığı gibi sahil dalgakıranlarla bölünmüş olduğu için eskisi kadar kumlardan ötürü deniz tabanında çok fazla kum boşluğu bulunmuyor.Tabi yine de Karadeniz’in hırçın suyuna dikkat etmek ve dalgalı günlerde çok dikkatli olmak gerekli.Zira her sene boğulmalar oluyor.

 

Deniz temiz fakat sahiller kirli

 

Bu tespit nispeten doğru çünkü özellikle tatil günlerinde kalabalığın da etkisiyle sahiller ve yol kenarları çöplerin istilasına uğruyor.Bunda yüzmeye gelen vatandaşlar kadar yetersiz kalan temizlik hizmetleri de etkili.Ayrıca sahillerde duş alınabiliecek sistemler de çok yetersiz ve hatta yok denilebilecek düzeyde.umumi tuvaletler de keza bu şekilde.

 

 

 

 

 

 Dünyanın en büyük 3.Feneri de burada

Rumeli Karaburun Tahlisiye istasyonunun hizmet verdiği fener, Karaburun eski kale ucunda yer alıyor .Görünüşte o kadar büyük görünmese de Fener ışık gücü bakımından dünyanın üçüncü güçlü feneri.

Fenerin ışık gücünü uzaklara yansıtması için kristal mercekler kullanılmış. Tavan ve yan cephelerde bulunan kristal aynaların (24 adet) yansımaları orta mercekte toplanarak güçlü bir ışık elde edilmiş. Şile fenerinden sonra Türkiye’nin ışığı en uzun erişime sahip feneri olarak biliniyor. Orijinal bakır kubbenin yanlarında yer alan yağmur suyu saçakları aslan kafaları ile süslenmiş. Yağışlı havalarda saçaklarda biriken sular, aslanların açıkağızlarından aşağı akıyor.
Mercekler gündüz güneş ışığı yansımasından zarar görmesin diye de kristallerin üstü örtü ile kapatılıyor. Fenerin denizden yüksekliği 54, kule yüksekliği 12 metre. Çakar fener 15 mil mesafe görünüme sahip.
Bahçe içinde bulunan direk ve direğe gerili bulunan uzun halat, kötü hava şartlarında sığ zemine oturan bir gemi mahsur kalırsa, roket tarzı ip, geminin üzerinden aşacak şekilde atılıp bağlandıktan sonra, teleferik sistemiyle yolcular kurtarılıyor. Deniz fenerinin denize doğru eteğinde tel örgü ile çevrili “Kimsesizler Mezarlığı” yer alıyor. Fakat mezarlık şu anda viran halde ve mezarlık olduğu da anlaşılmıyor.

Tarih boyunca denizden çıkan, kim olduğu bilinmeyen, sahipsiz cesetler buraya gömülmüş. Fenerin bulunduğu burun önceki yıllarda daha ilerdeymiş, liman yapımı için dinamitle patlatılan kayalar buradan alınıp kullanılmış. Kıyıdan deniz fenerine doğru veya fenerden aşağı bakanlar, burun çıkıntısının törpülenmiş yerlerini görebiliyorlar. Bu arada eski fener yerinin temel kaidesi kalıntıları da yeni fenerin biraz önünde olduğu fark ediliyor. Yöreyi ziyarete gelenlerin görmeden geçmedikleri, Karaburun�un simgesi olan ve burunda kuğu gibi duran fenerin çevresini, Mart ayında başlayıp Nisan ortasında kaybolan çiğdem çiçekleri süslüyor. (*alıntı)

 

Hafta sonu gittiyseniz dönüş yolu kalabalık olabilir

Evet bu konuda özellikle de Pazar günleri trafiğe kalmamak için erken saatte yola çıkmakta fayda var.Yollar geniş fakat Arnavutköy’e girdiğinizde trafik kuyruğuna girmeniz gerekebilir.

Arnavutköy Satılık Arsa
Arnavutköy Satılık Arsa
Arnavutköy Satılık Arsa
Arnavutköy Satılık Arsa

2 YORUM

  1. 24 temmuz 2011 bende karaburundaydım. Bir kere daha anladım ki Karaburun da denize girilmez. Gözümüzün önünde adam dalgaya kapılıp kayboldu cankurtaranlar ise durmaları gereken yerlerde değillerdi eğer olsalardı bu gün o insan yaşıyor olabilirdi. bağıra çağıra adam battıktan sonra geldiler ama bir tane dalgıç yoktu. 3 cankurtaran girdi suya zorlukla yüzüyorlardı onlarda zaten dalgalar çok yoğundu. Yani anlatmaya çalıştığım kişiler görevlerini insanlar da sınırlarını bilmiyorlar denize her yerde girilmez. Özellikle de karadeniz ise hiç girilmez. Allah o aileye Sabır versin

  2. karaburun sahilde iki defa denize girdim gerçekten çok tehlikeli, çok iyi yüzücüler içinm bile çok dalgalı deniz çok kuvvetli kıyıya 3 metro uzaktasın belki ama kıyıya dönebilmek çok zor, biz tehlikeyi fark ettik botumuz vardı bir kişi bottan inmeden sürekli diğerlerini takip etti, aniden derin derinleşiyor ve gerçekten kum çekme olayı var, ayağınız dizinize kadar birden batıveriyor, zaten kum değil mevcut olan daha ziyade küçük küçük kırık taşlar, tavsiye kesinlikle etmiyorum Allaha şükür başımıza kötü birşey gelmedi ama can sonuçta canı riske atmaya değmez inaninki tehlikeli, başka alternatifleri deneyin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.